Vertaling van "afging" aan de Turkse taal:


  Woordenboek Nederlands-Turks

Afging - vertaling :

  Voorbeelden (Externe bronnen, niet beoordeeld)

Ik zou niet willen dat je afging.
Seni küçük düşürmek istemem.
Jij zwom tot je van het voortgezet onderwijs afging.
Noona, hani orta okuldan mezun olana kadar yüzüyordun ya?
En dat deden ze. Daarna was het alsof een atoombom afging in het kleine Greenville.
Gittiklerinde küçük Greenville'de bir nükleer bomba patlamış gibi oldu.
Ik zal zeggen dat je in de val bent gelopen en dat je geweer toen afging.
Onlara tuzağa yakalandığını... Ve düştüğün sırada silahının kazara ateş aldığını söyleceğim.
Het leek meer op de 4e juli met vuurwerk dat plots afging en het kamp liet openbarsten.
Bana sorarsanız daha cok 4 Temmuz gibiydi. Aynı anda birdenbire patlayan yangın bütün kampı yoketti.
Wat gebeurt er als die bom afging omdat we niet waren voorbereid op dialoog om met deze dingen om te gaan?
Eğer bomba, bizim, diyaloğun etkileşim ve bu tarz şeylerle başa çıkmasını sağlayacak hiçbir düşüncemiz olmadığı için bu yerde patlasaydı, ne olurdu?
Ze zetten deze video op hun 404 pagina en het was alsof er een gloeilamp afging voor iedereen in de groep.
Bu videoyu kaydettiler ve bunu 404 sayfalarına iliştirdiler ve bu oradaki herkesin kafasında bir ampul yaktı.
Lord en Lady Rigor Mortis zaten te knabbelen op de tarmac toen het schot afging en de meisjes begonnen te rennen, en alle mama's riepen Rennen, Chlamydia! (Gelach)
Lord ve Leydi Mortis asfaltın üstünde tıkınırken silah patladı, kızlar koşmaya başladı ve anneleri Koş Chlamydia, koş! diye bağırmaya başladılar.
Terwijl Saul toekeek hoe David op Goliath afging, had hij zijn opperbevelhebber Abner gevraagd Abner, uit wat voor familie komt deze jongeman? (B) Ik zou het werkelijk niet weten , moest Abner toegeven.
Saul, Davutun Golyatla dövüşmeye çıktığını görünce, ordu komutanı Avnere, Ey Avner, kimin oğlu bu genç? diye sormuştu. Avner de, Yaşamın hakkı için, ey kral, bilmiyorum diye yanıtlamıştı.