Vertaling van "commodity markt" aan de Turkse taal:


  Woordenboek Nederlands-Turks

Commodity markt - vertaling : Markt - vertaling : Markt - vertaling :

  Voorbeelden (Externe bronnen, niet beoordeeld)

Markt
Pazar
Markt?
Alışveriş.
Zwarte markt?
Karaborsa mı?
Nishiki Markt (Kyoto)
Nishiki Çarşısı (Kyoto)
De zwarte markt?
Karaborsadan mı?
Naar de markt.
Pazara gitti.
Naar de markt, naar de markt om een varken te kopen
Haydi pazara, pazara, şişko bir domuz almaya...
Naar de markt, naar de markt om een zwijn te kopen
Haydi pazara, pazara, şişko bir domuz almaya
Tarzan, naar de markt.
Tarzan alışverişi yap.
Vindt je Markt leuk?
Pazar ı ister misin?
Eén is hun markt inperken.
Birincisi pazar alanlarını daraltmak.
Markt Gardeners Association, in 1897.
Bristol ve District Pazar Bahçıvanları Derneği'nin bir fotoğrafı.
Het is een keiharde markt.
Dışarıda zor bir pazar var.
Zij vertegenwoordigen de totale markt.
Bu 3 kişi bütün piyasayı oluşturuyor.
Een nauwkeurige markt of landanalyse
Do ru piyasa veya ülke analizleri arıyorlarsa
Angharad is naar de markt.
Sizi gördüğüme sevindim.
Van de zwarte markt toevallig?
Karaborsadan, olabilir mi?
Ik ga naar de markt.
Pazara gidiyorum.
Het is de markt voor al deze mensen voor wie er geen andere markt is.
Hayırseverlik dediğin sevgi piyasası. Şirketlerin, diğer piyasaların umursamadığı insanlar için bir piyasa.
zwarte markt je glipt de hoek om, Budapesterstraße zwarte markt je kijkt om de hoek
Karaborsa! Köşede gizlice, Budapester Straße... Karaborsa!
Dinsdags gaan we naar de markt.
Salı günleri pazara gideriz.
De grondstoffenmarkt op de markt brengen.
Tamamen arz ve ulaşılabilirlik meselesi.
En wat zegt de markt dan?
Piyasa bu durumda ne demiş oluyor?
Omdat de markt nu verkeerd is.
Çünkü şimdi piyasalar yanlış.
Eén idee, één wereld, één markt.
Bir fikir, bir dünya, bir piyasa.
Dus je moet je markt kennen.
Pazarınızı bilmeniz lazım.
Dan de grootte van de markt.
Ve pazarı bilmek isterim pazarın boyutunu.
Waarom moet deze markt aangeboord worden?
Bu pazara girmeye neden değiyor?
Ik had de markt in handen.
İşte böyle ele geçirdiğim bir piyasam vardı.
De inefficiënte markt hielp ons daarbij.
Ve pazarin etkisizliligi bize yardimci oldu.
Het is een absoluut maagdelijke markt.
Ve tamamen bakir bir pazar.
Ik geloof in de vrije markt.
Serbest piyasaya inanırım.
De markt is Afrika niet vreemd.
Pazar, Afrika'ya yabancı değil.
Er komt ook een organische markt.
Evet, organik market de yolda.
Dag, Townsend, hoe staat de markt?
Selam Townsend, piyasa nasıl? Bilmem.

 

Verwante zoekopdrachten: Markt - Commodity - Value Of The Commodity+ - "is A Commodity" - In The Same Commodity - Kind Of Commodity - Units Of The Commodity -