Vertaling van "vis" aan de Turkse taal:


  Voorbeelden (Externe bronnen, niet beoordeeld)

Vis? Ik weet niets van vis.
Balıklar hakkında hiçbir şey bilmiyordum.
Verse vis!
Taze balık! Taze balık!
Grote vis.
Büyük balık.
Alweer vis?
Yine balık.
Vis, Fix?
Balık ister misin, Fix?
Wat een vis.
Ne balıktı ama.
Oh, de vis!
Hey, balık.
Vis en frieten...
Balık ve patates kızartması
Ik vis niet.
Hayır, hiç balık tutmadım.
Wil je vis?
Balik ister misiniz?
De vis bijt.
Yemi yuttu.
Doe het Zwemmertje . Nu ben je een vis. Een sexy vis.
Yüzmeyi yap şimdi de. sen şimdi bir balıksın. seksi bir balıksın.
De vis zwemt stroomopwaarts.
Balık akıntıya karşı yüzer.
En niet alleen vis.
Sadece balık da değil hem.
Vis op het droge
Sudan çıkmış balık
Dat is een vis!
O balık!
Dat is geen vis.
Bu balık değil ki!
WARME VIS MET MAISBROOD
SICAK BALIK YEMEKLERİ VE MISIR EKMEĞİ
Toon me een vis.
Bana bir balık göster bende sana yalancı göstereyim.
Hij stinkt naar vis.
Mutlu okul günleri.
Absoluut. Als een vis.
Tabii, balık gibi içerim.
Papa heeft een vis.
Babam balık yakalamış!
Vandaag is er vis.
Bugün balık yiyeceğiz.
Wij eten dikwijls rauwe vis.
Sıklıkla çiğ balık yeriz.
Er zat nog steeds vis.
Balık çiftlikleri hala vardı.
Ze vangen heel veel vis.
Çok fazla balık yakalıyorlar.
Aten ze vis met friet?
Çok fazla kızartma yiyorlar mıydı?
Hoe vis ik dat uit?
Nasıl ortaya çıkartırdım ki?
Niet de vis, het flashlight!
Balık değil, cep feneri!
Ik ben nu een vis.
Hayır, artık değiştim. Balığım.
Het is enkel verse vis.
Sadece taze balıkmış.
Hij houdt niet van vis.
Bir balığa aşık olmadı.
Een vis bevat ook olie.
Sadece yemek için değil yağı da var.
We verloren een enorme vis.
Gördüğüm en iri balığı kaçırdık.
Er is toch geen vis.
Ya sen, halen içiyor musun?

 

Verwante zoekopdrachten: Vis A Vis The Other Party - In Writing Vis-a-vis - Vis-à-vis The Client - Vis-a-vis Of - Vis-a-vis The Company - Vis-à-vis The Other Party - Vis-à-vis The Rest Of The World - Vis-a A -vis - Vis A Vis With - Vis-{1}à{/1}-vis -