Vertaling van "divers" aan de Turkse taal:


  Woordenboek Nederlands-Turks

Divers - vertaling : Divers - vertaling :

  Voorbeelden (Externe bronnen, niet beoordeeld)

Divers diagonaal
Diğer Çapraz
Ten eerste is het divers.
Birincisi, türlü türlü olduğu.
De gegevens waren ongelooflijk divers.
Veriler birbirinden tamamen farklıydı.
Maar de oplossingen zijn buitengewoon en heel divers.
Ancak çözümler sıradışı, çok değişik şeyleri içeriyorlar.
Het kan duizenden en duizenden stamcellijnen produceren, genetisch divers.
Binlerce ve binlerce genetik olarak düzenlenmiş kök hücre dizisi oluşturabilecek kapasiteye sahip.
De leraren zijn net zo divers als de studenten.
Öğretmenler öğrenciler kadar çeşitliydi.
Het eerste is dat menselijk talent ongelooflijk divers is.
Birincisi insan yetileri inanılmaz derecede çeşitlilik gösterir.
Dus zoals u ziet is de collectie echt heel divers.
Yani görüyorsunuz, çok çeşitli şeyler.
Deze regio is erg divers, en ieder land is uniek.
Şimdi bu bölge çok çeşitli ve her ülke kendine özgüdür.
Wel is het een divers cultureel statement dat we willen dragen.
Buna karşın, o, bizim onu giymeyi seçmemizle ilgili kültürel bir olgu.
Maar minder divers is niet per se goed voor onze gezondheid.
Ama daha az çeşitliliği olması sağlığımız için iyi demek değildir.
Het eerste is dat de mens van nature verschillend en divers is.
Birincisi, insanlar doğaları gereği farklı ve çeşitlidirler.
Het verklaart waarom de menselijke cultuur interessant en divers en dynamisch is.
Bu yüzden insan kültürü çok ilginç ve çeşitli ve dinamik.
Spinnen vind je niet alleen overal, maar ze zijn ook zeer divers.
Örümcekler sadece her yerde değil ayrıca çok çeşitliler.
Onze bijdragers zijn heel divers in termen van politieke, religieuze en culturele achtergrond.
Dolayisiyla, bize cok cesitli katkilar oluyor, siyasi, dini ve kulturel cesitlilik baglaminda.
De bekende moet toetreden Wij zijn gericht op twintig van de cultuurmakers divers en meest invloedrijke
We are targeting twenty of the most divers and influential culture makers
De zwarte vlekken erin vertegenwoordigen dit soort zwarte teer deze divers samengestelde, zeer complexe, organische zwarte teer.
İçlerindeki şu siyah noktalar, sözünü ettiğimiz türden siyah katranı temsil ediyorlar şu çorba gibi olan, çok karmaşık, organik siyah katran.
Maar als je kijkt naar de blauwe datapunten van mechanisch geventileerde lucht dan zijn die niet zo divers.
Ama mavi veri noktalarına bakınca, ki bu da mekanik havalandırmanın havası, bu o kadar çeşitli değil.
Vooral van steden die divers en duurzaam zijn, met mensen van verschillende etnische achtergrond en uit verschillende inkomstengroepen.
Özellikle çeşitli ve uzun süreli, farklı etnik kökenden insanları barındırabilecek şehirlerimiz varsa.
Bij binnenkomst van de plaats vond ik een aantal jonge zeelieden verzameld over een tafel, onderzoeken door een gedimd licht divers exemplaren van SKRIMSHANDER.
Yer girdikten sonra, bir tablo hakkında toplanan genç denizcilerin bir numarası bulundu. SKRIMSHANDER loş bir ışık dalgıçlar örneklerin incelenmesi.
Het andere is dat je je moet realiseren dat dit een divers benaderbaar medium is je kunt vertakken en verbreden en uitwijden en inkrimpen.
Diğeri bunun bir rastgele erişim ortamı olduğunu ve bölebileceğinizi, genişletebileceğinizi detaylandırabileceğinizi ve küçültebileceğinizi fark etmeniz gerekir.
De nationale trends in heroïnedelicten laten echter een divers beeld zien in deze periode, met opwaartse trends in een derde van de landen (13).
Bununla beraber, eroin suçlarındaki ulusal eğilimler bu dönemde, ülkelerin üçte birinin artma eğilimleri rapor etmesiyle, farklılıklar sergilemiştir (13).
Waar we ons vaak niet echt bewust van zijn, is het feit dat China zeer divers is en zeer pluralistisch, en in vele opzichten zeer gedecentraliseerd.
Gerçekte farklında olmadığımız şey Çin'in son derece çeşitli ve çoğulcu, ve bir çok yönden merkezsizleşmiş olduğu.
Ze bieden veel steun aan leerkrachten, hechte banden met de gemeenschap, een breed, divers leerplan, en vaak programma's waarbij scholieren betrokken worden zowel buiten als binnen school.
Öğretmenlere güçlü destek sağlıyorlar. Toplumla sıkı bağları ve geniş çeşitli müfredatları ve öğrencilerle okul içinde olduğu kadar okul dışında da ilgilenen programları var.
Door de toenemende globalisering met als gevolg grote winnaars en nog grotere verliezers is de wereld meer divers en onrechtvaardiger geworden dan misschien ooit in de geschiedenis.
Ve aslında kaybedenlerin daha çok kaybettiği, kazananlarınsa daha çok kazandığı artan bu küreselleşmeyle, dünya tarihte daha önce hiç olmadığı kadar çatışma ve adaletsizliğe tanık oluyor.
De Europese landbouw is nog zeer divers en varieert van intensieve agrarische monocultuur die het milieu zwaar belast tot extensief bewerkte halfnatuurlijke gebieden die het milieu veel minder belasten.
Avrupa tarımı, çevre üzerine büyük baskı yapan yoğun işlenmiş monokültürlerden çok daha az baskı yaratan ve geniş ölçekli tarım yapılan yarı doğal bölgelere kadar hâlâ çok çeşitlilik göstermektedir.
Als je kijkt naar nucleotidediversiteit, genetica die doorgegeven wordt door de ouders, kan je zien dat reuzenhaaien, als je de eerste studie bekijkt, een grootte orde minder divers zijn dan andere soorten haaien.
Nükleotid çeşitliliğini incelediğimizde, yani ebeveynlerden geçen genler bazında baktığımızda, ilk çalışmada görülen büyük camgözlerin, diğer köpekbalığı türlerine oranla çeşitlilik açısından büyüklük kertesine göre değerlendilrildiğini görürsünüz.
Dat deden we door een plaatsvervanger te vinden, een biologische plaatsvervanger die alle genetische informatie kon bevatten, maar die zo divers is dat ze als geheel gelezen kon worden en een ongelooflijke avatar kon vormen.
Ve bunu yapmanın yolu, bütün genetik bilgiyi bir avatar oluşturabilecek şekilde sıralanmış olarak barındıran bir dublör, biyolojik bir dublör bulmaktı.
Het zou je nu moeten duidelijk worden hoe divers, hoe belangrijk en hoe interessant deze reis in het leven is. Hoeveel verschillende levensvormen er zijn, en hoe verschillende levensvormen op heel verschillende plaatsen kunnen leven, misschien zelfs buiten deze planeet.
Ve şimdiye kadar nasıl çeşitlendiğimize ve hayata yapılan yolculuğun ne kadar önemli ve ilginç olduğuna, ve ne kadar çok yaşam formu bulunduğuna, ve bu kadar farklı yerlerde, hatta belki gezegenin dışında bu kadar farklı canlıların nasıl yaşadığına dair bir şeyler anlamış olmalısınız.
Niet alleen de algemene niveaus van het cocaïnegebruik die de lidstaten melden laten een divers beeld zien, deze diversiteit komt ook tot uiting in de kenmerken van de cocaïnegebruikers zelf, die een breed maatschappelijk spectrum vertegenwoordigen, variërend van de meest bevoorrechte tot de meest gemarginaliseerde leden van de
Avrupa da kokain ele geçirme vakalarının sayısı son 20 yıldır artmakta olup 2003 teki istisnai bir düşüşle birlikte,

 

Verwante zoekopdrachten: Divers - By Divers - A Team Of Divers - Divers Range Of -