Vertaling van "functionele" aan de Turkse taal:


  Woordenboek Nederlands-Turks

  Voorbeelden (Externe bronnen, niet beoordeeld)

Het functionele verlies is duidelijk.
Yani, fonksiyonel kayıp çok açık.
We hoorden wat over functionele MRI.
Daha önce işlevsel MRI ile ilgili birşeyler duymuştuk.
We kunnen dan functionele levers maken.
Ve böylece işlev gören karaciğerler yaratıyorsunuz.
langdurige relatie in een functionele MRI scanner te leggen.
Hâlâ aşık olduklarını söyleyen ve uzun süreli ilişki içindeki insanları fonsiyonel MR makinesinde görüntülüyoruz.
De sleutel is het overwinnen van zogenaamde functionele fixatie.
Çözümün anahtarı işlevsel sabitlik denen şeyin üstesinden gelmektir.
Laten we niet vergeten dat het een functionele eenheid is.
Tabii işlevsel bir eleman olduğunu da unutmayalım.
Vergelijk hem maar... met de functionele ontwerpen van onze deuren.
Bunu, insanlar için kullanılan kapılarımızla kıyaslamanızı öneririm.
Dit is de belangrijkste methode die ik gebruik de functionele MRI.
Kullandığım ana yöntem bu. Fonksiyonel MRI.
We maakten software die functionele MRI toestellen over het internet verbindt.
Şimdi Virginia ve Londra'da. İnternet üzerinden kullanımda olan manyetik rezonans görüntüleme cihazlarını balğlayan bir yazılım ürettik. Bir seferde 6 makinayı bağladığımızı tahmine ediyorum ama gelin 2 tane üzerine odaklanalım.
Ik bedoel dat dit soort top down, mono functionele, kapitaalintensieve oplossingen echt niet gaan volstaan.
Yani bu yukarıdan aşağıya tek işlevli, sermaye odaklı çözümler artık çözüm olamıyorlar.
Met een methode genaamd 'functionele MRI' konden we hersengebieden identificeren die reageerden op positieve informatie.
İşlevsel MRİ adındaki bir yöntemi kullanarak olumlu bilgilere tepki veren beyin bölgelerini tespit ettik.
Een daarvan is gefocusseerd ultrageluid, en de andere is de functionele magnetische resonantie beeldvorming (fMRI).
Bunlardan biri Odaklamalı Ultrason, diğeri de izlenebilir Manyetik Rezonans Görüntüleme.
Onze functionele testen, die kleine testjes, geven allemaal aan dat ze veel sneller en gemakkelijker zijn.
İşlevsel testlerimiz, buradaki küçük testler gibi, çok daha hızlı ve kolay olduklarını gösteriyor.
Als u het informatiecentrum opstart wordt er een venster geopend dat is opgedeeld in 3 functionele onderdelen.
Bilgi merkezini başlattığınızda, 3 fonksiyonel bölümü olan bir pencere ile karşılaşırsınız.
Haar man had ingelogd en haar laatste functionele scores ingevoerd, omdat hij wist hoe belangrijk ze dat vond.
Kocası gelip son fonksiyonel skorlarını girmiş, çünkü eşinin bunu ne kadar çok önemsediğini biliyormuş.
Goedkope, functionele, betrouwbare dingen ontketenen de creativiteit van mensen die vervolgens dingen maken die je je niet kon voorstellen.
Ucuz, işlevsel, güvenilir şeyler insanların yaratıcılığını serbest bırakır, böylece hayal edemeyeceğiniz şeyler inşa ederler.
Wat ik en mijn collega's gedaan hebben is 32 mensen, die erg verliefd zijn, in een functionele MRI breinscanner geplaatst.
Ben ve çalışma arkadaşlarım, kara sevdaya tutulmuş 32 kişiyi alıp MRI tarayıcısına yerleştirdik.
Ik ontwierp tien jaar keramiek, en hield het meest van functionele vormen, eenvoudige, dagelijkse dingen, kleine vormcomposities met kleur en oppervlakken.
10 yıl kadar seramik tasarımcılığı yaptım ve kullanışlı formları gerçekten çok sevdim her gün kullandığımız basit şeyleri, form üzerine küçük renk ve düzlem kompozisyonları.
Hoe kunnen we de muis achter ons laten en onze lichamen toepassen als methode om artistieke belevingen te onderzoeken, en niet alleen functionele.
Nasıl farelerden kurtulur da, vücudumuzu estetik deneyimleri keşfetmek için kullanabiliriz, faydacı deneyimler olmak zorunda değil.
Ik en mijn collega's Art Aron en Lucy Brown en anderen hebben 37 mensen die dolverliefd zijn in een functionele MRI hersenscanner gelegd.
Art Aron, Lucy Brown ve diğer iş arkadaşlarımla birlikte 37 sırılsıklam âşık insanın beyinlerinin fonksiyonel MR görüntülerini çektik.
Niveau Één is een groep waarin mensen systematisch de banden met functionele stammen verbreken, en daarna samenkomen met mensen die denken zoals zij.
Birinci Aşama, insanların işlevsel kabilelerin ilişkilerini sistemli olarak zedeledikleri ve daha sonra kendileri gibi düşünenlerle bir araya geldikleri bir gruptur.
Een tweede lijn van onderzoek naar veranderingen in adolescente hersenen doen we met functionele MRI. We kijken dan naar hersenactiviteit op verschillende leeftijden.
Gençlerin beynindeki değişimleri incelediğimiz çalışmamızın ikinci aşaması yaşa göre beyin aktivitesini fonksiyonel MR kullanarak gözlemlemektir.
Omdat, zonder een functionele reden om aan een van de talloze varianten de voorkeur te geven, er eentje uitkiezen boven alle anderen irrationeel is.
Çünkü, sayısız değişkenlerden herhangi bir tanesini fonksiyonel bir sebep olmadan seçmek ya da, bir değişkeni diger bir değişkene üstün tutmak, rasyonel bir çaba değildir.
Dat hoeft niet per se voor alleen maar esthetische aanpassingen, het gaat ook voor functionele aanpassingen, zoals lichaamsdelen scannen en dingen op maat creëren.
Ve bunu sadece estetik özelleştirme için kullanmanıza gerek yok, bunu fonksiyonel özelleştirme için de kullanablirsiniz, vücudun bölümlerini tarayıp ona tam oturacak şeyler üretebilirsiniz.
Fascinerend genoeg is het in de voorbije paar jaren mogelijk geweest om functionele hersenbeelden te maken, om fMRI te doen bij mensen terwijl ze hallucineren.
Şaşırtıcı bir şekilde, geçen birkaç yılda, fonksiyonel beyin görüntülemesi yapmak ve halüsinasyon görürken insanlara fMRI yapmak mümkün.
Daarnaast gebruiken we functionele MRI (fMRI) om een video te maken van hersenactiviteit, als testpersonen een bepaalde taak uitvoeren zoals denken of voelen of iets waarnemen.
Fonksiyonel MR yani fMRI, sayesinde katılımcıların düşünmek, hissetmek ya da algılamak gibi görevleri esnasındaki beyin aktivitelerini videoya ya da filme kaydedebiliriz.
We proberen nieuwe scenario's te ontwerpen met structuren die compleet zelf bouwend zijn en opnieuw configureerbaar die van het ene zeer functionele systeem naar het andere kunnen overgaan.
Uzay için, çok fonksiyonlu sistemlerin birinden diğerine geçebilecek, tamamiyle yeniden kurulabilir ve kendi kendini monte edebilen senaryolar, dizayn etmeye çalışıyoruz.
Dit is interessant voor ons, omdat het bewuste en onbewuste keuzeproces impliceert dat de dingen die je meeneemt en uiteindelijk ook gebruikt, een bepaalde spirituele, emotionele of functionele waarde hebben.
Bu bizim için ilginç, çünkü bilinç ve bilinçaltı karar verme işlemi gösteriyor ki yanınıza aldığınız ve sonunda kullandığınız herşeyin, bir çeşit ruhsal, duygusal veya fonksiyonel bir değeri var.
Neem om het even welk cognitief domein, geheugen, bewegingsplanning, denken aan je schoonmoeder, boos worden, emotionele respons, enzovoort stop mensen in functionele MRI toestellen en bekijk hoe deze variabelen overeenkomen met breinactiviteit.
İstediğiniz herhangi bir zihinsel alan seçin, Hafıza, planlama yapmak, kaynananızı düşünmek, insanlara kızmak, duygusal tepkiler vermek, devam eder gider, insanlar işlevsel MRI cihazlarına koyun ve bu tür değişkenlerin beyin aktivitesi üzerinde meydana getirdiği değişiklikleri görüntüleyin.
Dus, ook al komt het signaal van hetzelfde functionele deel van het brein, wanneer de structuur opgevouwen is, is de uiteindelijke fysieke locatie, zeer verschillend van persoon tot persoon, zelfs tussen identieke tweelingen.
Yani, sinyaller beynin aynı kısmından geliyor olsalar bile, zamanla beynin yapısı katlandığından, bunun bireyler arasındaki fiziksel konumu çok farklı olabiliyor, hatta tek yumurta ikizlerinde bile.
Een tweede drug die om een functionele of farmaceutische reden wordt gebruikt, hoeft niet noodzakelijkerwijs tegelijkertijd te worden gebruikt, maar kan ook na de primaire drug worden gebruikt, als vervangende of aanvullende drug.
Mevcut veri eksikliği, çoklu uyuşturucu kullanımının pek çok yönü hakkında raporlamayı kısıtlamaktadır.
Zonder naalden en radioactiviteit, zonder klinische reden kunnen we de straat opgaan en opnames maken van het brein van je vrienden en buren terwijl ze een reeks cognitieve taken afwerken. Daarvoor gebruiken we functionele magnetische resonantie beeldvorming (FMRI).
İğnesiz ve radyoaktivitesiz, herhangi bir klinik işlem olmadan, Manyetik rezonans görüntüleme isimli bir metod kullanarak, caddeye çıkıp çeşitli zihinsel faaliyetler yaparken arkadaşlarınızın ve komşularınızın beyinlerinden kayıt alabiliriz.
Toen ze deze mensen in een functionele MRI scanner stopten, hun hersenen scanden terwijl ze cijfers, gezichten en plaatjes van sneeuwvlokjes moesten onthouden, zagen ze dat bij de geheugenkampioenen andere delen van de hersenen oplichtten dan bij ieder ander.
Deneklerı fMRI makinalarına koyduklarında (işlevsel manyetik rezonans) ve sayılar, insan yüzleri ve kar tanelerinin resimlerini ezberlerken beyinlerini taradıklarında buldular ki bu insanlar diğer insanlara göre beyinlerinin daha farklı bölümlerini çalıştırıyorlar. beyinlerinin daha farklı bölümlerini çalıştırıyorlar.
Uiteindelijk leerde ze hem bewegen, en stopte met het bewegen van haar rechterarm en kon door te staren naar het scherm, de prothetische arm in de andere kamer laten bewegen alleen met haar hersengolven wat betekent dat deze aap de eerst primaat in de geschiedenis van de wereld werd met drie onafhankelijke functionele armen.
Sağ kolunu defalarca hareket ettirdi ve en sonunda kolunu oynatmayı bıraktı. Ekranda, sadece beyin dalgalarıyla diğer odadaki protez kolu hareket ettirmeyi başardığını gördü. Bu durum dünya tarihinde üç fonksiyonel kola sahip ilk memelinin bir maymun olduğunu göstermektedir.
En wat we doen is dat we humor gebruiken als een soort neurowetenschappelijke sensor en door humor aan en uit te zetten, door de draaiknop op een grap fijn af te stellen nu is hij niet grappig ... o wacht, nu is hij grappiger ... als we hem nu nog een klein beetje meer ... nu is hij weer niet grappig , op deze manier, kunnen we daadwerkelijk iets leren over de opbouw van de hersenen, de functionele opbouw van de hersenen.
Ve yaptıgımız şudur espriyi nörolojik bir araştırma aracı olarak kullanırız. espri duygusunu ( humor) açıp kapatarak , Bir şakadaki düğüm noktasını kapatıp açarak . şimdi komik. Evet şimdi daha da komik ! biraz daha çevireceğiz , artık komik değil ! Bu şekilde beynin mimarisi hakkında gerçekten birşeyler öğrenebiliriz.

 

Verwante zoekopdrachten: Functionele -