Vertaling van "interactie" aan de Turkse taal:
Woordenboek Nederlands-Turks
Interactie - vertaling :
Voorbeelden (Externe bronnen, niet beoordeeld)
| Toetsindruk interactie | Tuşa Basılma etkileşimi |
| Geen interactie | Etkileşim yok |
| Zonder menselijke interactie. | Yani hiçbir insan etkileşimi yok. |
| Daar zit interactie en dat is het belang van interactie. | Ve işte etkileşim tam da bu noktada yatıyor, etkileşimi önemli kılan şey bu. |
| Er is interactie tussen hen. | Aralarında etkileşim var. |
| Bedankt voor die fantastische interactie. | TR Katılmak için kendinizi bu kadar zorlamasaydınız. (Gülüşmeler) |
| Ze kunnen geen interactie aangaan. | Hareket edemez ve etkileşim yapamazlar, |
| Interactie met de Plasma bureaublad shellName | Plasma Masaüstü Kabuğu ile etkileşName |
| Interactie hoeft niet virtueel te zijn. | Etkileşimin illa ki sanal olmasına gerek yok. |
| Het is een zeer ingewikkelde interactie. | Ee, bir, manyetik alanı nasıl canlandırdığımızı açıklayacağım. Ve sonra manyetik alanın bir elektronun üzerinde yaptığı etkiyi. |
| Daarmee heb je geen echte interactie. | Sonuç olarak da gerçek etkileşim sağlanamıyor. |
| Inmiddels verwacht ik een dergelijke interactie. | Bu düzeyde bir etkileşimi arar hale geldim. |
| Nu is er echt onderlinge interactie. | Şimdi onlar birbiri ile iletişimde olabiliyorlar. |
| Dus dacht ik veel na over interactie. | Yani etkileşim hakkında çok düşündüm. |
| En je kan er ook interactie mee hebben. | Onunla siz de iletişim kurabilirsiniz. |
| Ik kreeg sociale interactie door een gedeelde interesse. | Ben sosyal ilişkiyi ortak ilgi alanlarından sağlıyorum. |
| Zo liep de interactie met mijn neefjes voordien. | Ve bu kuzenlerimle daha önceki iletişimlerimizde oluyordu. |
| Zonder water is er geen interactie tussen zandkorrels. | Su olmadan,kum tanelerinin etkileşmesini sağlayacak hiçbir şey olmazdı. |
| Om interactie uit te leggen, moeten we mensen bij elkaar brengen en doen beseffen dat interactie onderdeel is van ons leven. | Etkileşimin ne olduğunu izah edebilmek için, insanları toplayıp, onlara etkileşimin nasıl hayatımızın bir parçası olduğunu göstermemiz lazım. |
| Dat zal gelijk zijn aan ongelooflijke interactie vol begrip. | Sonuç anlayışla dolu inanılmaz etkileşimler olacaktır. |
| Taal moet, als sociale interactie, aan twee voorwaarden voldoen. | Sosyal bir etkileşim olarak dil, 2 şartı yerine getirmeli. |
| Ze zijn er omdat dit zeer nauwe interactie is. | Oradalar çünkü etkileşimin merkezi orası. |
| De chimps hebben interactie met elkaar via de computers. | Şempanzeler gerçekten bilgisayar aracılığıyla birbirleriyle iletişim halindeler. |
| Het zou in dienst staan van kunst en interactie. | Gerçekten sanat ve etkileşime adanmış olacaktır. |
| We hebben gedeelde ruimten nodig voor interactie en samenwerking. | Etkileşim ve işbirliği için ortak mekanlara ihtiyacımız var. |
| En zo interactie met dezelfde soort beelden. het zou ook een open code kunnen hebben, zodat mensen er interactie mee kunnen hebben. | Ve böylece benzer görüntülerle etkileşebilir. Ayrıca açık kod olmasına olanak tanıyacak, böylece insanlar bununla etkileşebilecek. |
| Overal waar je inkt gebruikt, kun je de interactie veranderen. | Mürekkebi kullandığınız her yer de onunla olan etkileşiminizi değiştirebilirsiniz. |
| De interactie tussen deze twee magneten doet de motor draaien. | Motorun dönmesini sağlayan şey bu iki mıknatısın etkileşimi. |
| Ik weet niet eens zeker of dat echte interactie was. | Ve bunun gerçekten tam bir karşılıklı etkileşim olduğundan emin değilim. |
| Er was interactie tussen diplomatie en de breed gedragen krachten. | Ve diplomasi ve alt tabakadan gelen güçler arasında bir iletişim oldu. |
| Dat sprak me aan de uitdaging van interactie met kunst. | İnsanların etkileşimde bulunabilmeleri ve sanatla etkileşime çağrılma fikrini çok sevdim. |
| Het zou op verschillende manieren interactie hebben met grote menigte. | Geniş kitlelerle farklı yollarla etkileşim içinde olabilir. |
| Dezelfde waarderingssystemen worden gebruikt als we interactie met anderen waarderen. | Bu benzer değerleme sistemleri diğer insanlarla olan etkileşimleri değerlendirdiğimiz zaman yeniden düzenlenir. |
| Hoe zetten we daarmee nu sociale interactie op en een wetenschappelijk experiment? Hoe zetten we daarmee nu sociale interactie op en een wetenschappelijk experiment? | Bunu nasıl ele alabiliriz, sosyal etkileşimin bir aşaması olarak düzenleyebiliriz ve bilimsel bir araştırmaya dönüştürebiliriz. |
| We hadden niet de middelen om breinen in interactie te bestuderen, tegelijk. We hadden niet de middelen om breinen in interactie te bestuderen, tegelijk. | Simultane olarak etkileşim içinde olan beyinlere bakabilecek cihazlarımız yoktu. |
Verwante zoekopdrachten: Interactie -