Vertaling van "kanjer" aan de Turkse taal:
Woordenboek Nederlands-Turks
Kanjer - vertaling :
Voorbeelden (Externe bronnen, niet beoordeeld)
| Een kanjer. | Ne kadar büyük! |
| Wat een kanjer, hè. | Çok büyük. |
| Maar wat een kanjer. | Ne kadın ama. |
| Wat een fijne kanjer, hč? | Bu, büyük, parlak bir elmas, değil mi? |
| Harry. Jij bent de kanjer. | Harry, büyük adamsın. |
| Hier is de kanjer zelf. | İyiyim. İşte büyük adam burada. |
| Geen zorgen, hij is een kanjer. | Merak etme, çok iyidir. |
| Een olievlek aan stuurboord. Een kanjer. | Sancak tarafında yağ fışkırması, oldukça büyük kaptan. |
| Het is 'n kanjer van 'n hemel. | Ve bağışlayın efendim, ama uzay çok büyük. |
| En wat voor een. Dat is een kanjer. | Çocuklar, buraya gelin, bir tane yakaladım! |
| Is dat geen kanjer ? Hij weegt zeker tien pond. | Anneciğim, babam balık yakalamış! |
| 'Draag dus je laarzen en bal je vuisten... 'zodat ze weten dat het je menens is.' M'n ouweheer was een kanjer. | Evlat evin erkeğinin bir çift çizmesi olmalıdır çünkü tekmeleyeceği çok şey vardır. |
Verwante zoekopdrachten: Kanjer -