Vertaling van "lied" aan de Turkse taal:
Woordenboek Nederlands-Turks
Lied - vertaling :
Voorbeelden (Externe bronnen, niet beoordeeld)
| een lied mijn hart zingt maar één lied | Bir şarkı Bir şarkı Bir şarkım var |
| Hij zong een lied. | O bir şarkı söyledi. |
| Het lied Jamaica Farewell | Aki, pirinç, tuzlu su balığı güzeldir diyen Jamaica Farewell şarkısı, |
| Het Bill Gates lied! | Bill Gates şarkısı! |
| Dat is geen lied. | Bu bir şarkı değil. |
| Ken je dit lied? | Bu şarkıyı biliyor musun? |
| Nee, eerst 't lied. | Önce şarkı. Sonra içki. |
| Als 'n nieuw lied. | Şarkı gibi. |
| Hoe heet dat lied? | Bu şarkının adı ne? |
| Nog een lied, Clint. | Bir tane daha söyle! Evet, bir tane daha! |
| Het allermooiste lied van Salomo. | Süleymanın Ezgiler Ezgisi. |
| Ik wil dat lied horen. | O şarkıyı dinlemek istiyorum |
| Kun je een lied brengen? | Şarkı söyleyebilir misin? |
| Laten we je lied repeteren. | Şarkını prova edelim. |
| Miss Jenkins. Een mooi lied. | Bayan Jenkins, güzel bir şarkı çalın. |
| Het is m'n favoriete lied | En sevdiğim şarkı |
| Ben je m'n favoriete lied | En sevdiğim şarkısın |
| Een twee drie vier. Lied | Bir, iki, üç, dört. |
| Daar is dat lied weer. | Yine o şarkı çalıyor. |
| Raar lied. Is het populair? | Olağan dışı bir şarkı. |
| Eh, over dat lied, heer... | Eh, şu şarkı hakkında, efendim... |
| Probeer dit oude lied met mij. | Şu eski şarkıyı söyleyin benimle. |
| Ze begon haar lied te zingen. | Şarkısına başladı. |
| Mijn lied een liefdeslied, mijn levenslied. | Benim şarkım aşk şarkısı, hayatımın şarkısı. Söyleyin. |
| U kent dat lied vast niet. | Zavallı John. |
| Kennen jullie het lied over Iowa? | Iowa şarkısını biliyor olmalısınız, değil mi çocuklar? |
| Het gaat me om dat lied. | Sen acıtmıyorsun. Şu şarkı. |
| Heeft u dat lied zelf geschreven? | Onu da siz yazdınız herhalde. |
| Mijn hart kent een prachtig lied... | Kalbim çok güzel bir şarkı bilir... |
| Mijn hart kent een mooi lied... | kalbim güzel bir şarkı bilir.. heh heh.. |
| Daar had hij een lied over. | Onunla ilgili şarkısı vardı. |
| Ein Lied für einen Tauben zu schreiben. | Tam ikizlere göre. |
| Dat is een lied over jou, liefje. | Ve bu şarkı senin içindi tatlım. |
| Van wie heb je zo'n lied geleerd? | Böyle bir şarkıyı nereden öğrendin? |
| Een lied met liefde en prachtige herinneringen. | Aşk ve güzel anılarla dolu bir şarkı. |
Verwante zoekopdrachten: Lied - I Lied In Bed - I Lied On My Bed - Lied On The Floor - Lied To You - I Lied To You. - Lied In Bed -