Vertaling van "mate" aan de Turkse taal:
Woordenboek Nederlands-Turks
Mate - vertaling :
Voorbeelden (Externe bronnen, niet beoordeeld)
| met mate, natuurlijk. | aşırıya kaçmadan tabii. |
| Vaak in extreme mate. | Bu durum, sıklıkla da çok üzücü noktalara varır. |
| Er is een mate aan verbondenheid. | Çünkü benim atomlarım o yıldızlardan geliyor. |
| mate waarin uitgaven niet zijn vermeld. | Aynı şekilde, bölgesel ve kentsel bütçeler hakkında bilgi de çok sınırlıydı (altı ülke). |
| Dat heeft iedereen. In zekere mate. | Belki, ama neden bana geldiğinizi bilmek istiyorum. |
| Dus de 10 mate helemaal over hier en de 5 mate is bijna zo ver is. | Çizebilir miyim bakalım. ... yani 10 derece buradan şu kadar uzaklıkta ve 5 derece de neredeyse o uzaklıkta. |
| Je ziet India, Brazilië. In toenemende mate | Her gün arttığını görüyorsunuz dünyanın biz Avrupalılara |
| We kunnen niet inschatten in welke mate. | Kaç defa çoğaldığını bilmemizin bir yolu yok. |
| Hij is stil, drinkt, maar met mate. | Sessiz, içki içiyor ama ayyaş değil. |
| En Ik verschafte hem gemak in ruime mate. | Kendisine bir döşeyiş döşedim. |
| En Ik verschafte hem gemak in ruime mate. | Hem ona büyük imkânlar sağladım. |
| En Ik verschafte hem gemak in ruime mate. | Mal ve ailesiz, tek olarak yarattığım, sonra çok çok mal, servet ve etrafında dolaşan oğullar verdiğim, her türlü imkânı önüne serdiğim, o adamın hakkından gelmeyi sen Bana bırak! |
| En Ik verschafte hem gemak in ruime mate. | Ona nimetler yağdırdım. |
| En Ik verschafte hem gemak in ruime mate. | Ve sayısız imkan ve fırsatları önüne serdim. |
| En Ik verschafte hem gemak in ruime mate. | Tek olarak yaratıp kendisine bol bol mal, çevresinde bulunan oğullar verdiğim ve nimetleri yaydıkça yaydığım o kimseyi Bana bırak. |
| En Ik verschafte hem gemak in ruime mate. | Ve onun geçimini yaydım da yaydım. |
| En Ik verschafte hem gemak in ruime mate. | Alabildiğine imkânlar döşedim onun için. |
| Ze leden in hoge mate aan het godcomplex. | Tanrı kompleksine fazlasıyla sahiptiler. |
| Noord Korea deed dat ook in bepaalde mate. | Kuzey Kore de bunu bir derece yaptı. |
| We voegen een zekere mate van intelligentie toe. | Buna bir parça da zeka katmayı deniyoruz. |
| Preventiemaatregelen voor overdoses zijn in vergelijkbare mate beschikbaar. | Aşırı dozu önlemeye yönelik tedbirlerin sağlanma düzeyi de benzerdir. |
| Met mate. Millie is nog maar een kind. | Babam bir de şu şarkıyı öğretmişti. |
| En toch daalde de operatieve sterfte in belangrijke mate. | Ve sonunda, ameliyat mortalitesi son derece düşmüştü. |
| Hierin werd beoordeeld in welke mate de voor 2006 | Geriye kalan ülkelere toplam |
| Simpel gezegd geloven we in het algemeen in mate. | Basitçe açıklamak gerekirse, genel inancımız ölçülü hareket etmektir. |
| Charles zei altijd De mate waarin je een vaste ontwerpstijl hebt, is de mate waarin je het ontwerpprobleem nog niet hebt opgelost. | Charles Ne kadar tasarım tarzınız varsa, tasarım problemini çözmeye de o kadar uzaksınızdır. dedi. |
| In de mate waarin we dat gaan doen, in de mate waarin we daartoe in staat zijn, zullen we de maatschappij kunnen veranderen. | Ve bunu yapabildiğimiz, buna muktedir olduğumuz ölçüde, toplumu değiştirebiliriz. |
| Hetzelfde woord, niet in dezelfde mate herinnerd, dat is vreemd. | Aynı kelime, ama hatırlanma miktarı farklı bu garip. |
| Dat elke waardevolle actie een zekere mate van opoffering vereist. | Her değerli eylem bir çeşit fedakârlık gerektirir. |
| Waardoor het zou leiden tot een bepaalde mate van vrede. | Dolayısıyla bu, bir barış devletine yönlendirecektir. |
| Eenieders hond thuis heeft een zekere mate van autobiografisch zelf. | Ve herkesin evindeki köpekler belirli dereceye kadar otobiyografik benliğe sahiptir. |
| De mate van herstel van dit alles zal dus variëren. | Sonuç olarak yok olanların ne derece geri gelebileceği son derece değişken. |
| Interessant genoeg is het begrip complexiteit in hoge mate geëvolueerd. | Ve ilginç bir şekilde, karmaşıklık yüksek derecede gelişmiştir. |
| België en, in mindere mate, Polen en het Verenigd Koninkrijk. | bir ectasy türü madde (MDEA, MDA) içeriyordu ve 17 ülke, analiz edilen toplam hap sayısının 70 den fazlası için bu durumun geçerli olduğunu rapor etmişti. |
| U houdt een grote mate van zeggenschap over uw krant. | Emekli maaşım. Gazeteleriniz üzerinde geniş yetkiniz... geniş bir yetkiniz olacak... |
Verwante zoekopdrachten: Mate - My Best Mate - Mate For Life - Mate For - Mate With - Mate Of Mine - My Team-mate - Mate For The First Time - A Mate Of Mine - My Mate -