Vertaling van "nep" aan de Turkse taal:
Voorbeelden (Externe bronnen, niet beoordeeld)
| Nep BluetoothComment | Sahte BluetoothComment |
| Nep netComment | Sahte AğComment |
| Nep netwerkbeheerComment | Sahte Ağ YönetimiComment |
| Mislukkeling. Nep. | Artık hiç kimseyim! |
| Nep Bluetooth beheerName | Sahte Bluetooth YönetimiName |
| (nep drumroffel) (Gelach) | (şakadan trampet çalar) (Kahkaha) |
| Nep, zei u? | Düzmece, öyle mi ? |
| Het is nep. | Bence yalan. |
| Deze zijn nep. | Bunlar sahte. |
| Je bent nep. | Allah bilir o da senin gibiydi. |
| Verwijder die nep ogen! | Şu sahte gözleri çıkar! |
| Dit is niet nep. | Sahte değil. |
| Het moest nep zijn. | Yalandan bir kavga olması gerekiyordu. |
| Je bent nep, Calam. | Üçkağıtçısın Calam. |
| Ze zijn allemaal nep. | Biliyorsunuz hepsi sahtedir. |
| 't Is allemaal nep! | Hile bunlar hep. |
| Is dit goud of nep? | Bu altın mı, taklit mi? |
| Dat al dan niet nep is. | Ki bu kişi göründüğünden farklı biri de olabilir. |
| Hij is nep, net als jij. | O, sahte bir kahraman. Senin gibi. |
| Die fontein is één grote nep! | Bu çeşme sahtekarlık. |
| Iedereen weet toch dat dat nep is? | Bunun boş bir şey olduğunu herkes bilir. |
| Ik zei toch dat het nep was. | Güzel zamanlama. |
| Ik dacht al dat het nep was. | Sahte olduğunu düşündüm. Emin olmam gerekiyordu. |
| Het voelt zo nep in deze trouwjurk. | Bu gelinlikle kendimi dürüst hissetmiyorum. |
| Ik kondig vanavond aan dat het nep is. | Bu akşam, tüm bu yaşananların, bir düzmece olduğunu açıklayacağım. |
| De verloving van Judy en Phil was nep. | Judy ve Phil'in nişanı sahteydi. |
| Nep nostalgie werkt zelfs bij serieuze onderwerpen zoals oorlog. | Yapay özlem savaş gibi ciddi olaylarda dahi çalışabiliyor. |
| Mooi, jij bent nep en ik ben niet echt. | Tamam, sen sahtesin ve ben uydurmayım. |
| Iets dat nep is, wordt echt, vanwege iemands perceptie ervan. | Gerçek olmayan birşeyin kişinin algısı yüzünden gerçek hale gelmesi. |
| In feite zijn deze nep inputdata vooraf opgenomen door Stuxnet. | Ve sonuç olarak, bu sahte giriş verisi daha önceden Stuxnet tarafından kaydedilmişti. |
| Dan, op moment nummer twee, gaat de nep aankondiging er uit. | Bir sonraki an, sahte bildiri yayılıyor. |
| Of zijn het nep zinnen die we denken te moeten zeggen? | Ya da bunlar bizim sadece söylemek zorunda olduğumuz sahte cümleler midir? |
| Nu wilt u nep medailles voor de rechter met mijn handtekening. | Yargıca üstünde benim imzam olan, sahte bir madalya yollayacaksınız! |
| Weet je wat ik van die onzichtbare man vind? Hij is nep. | Görünmez adamınız hakkında ne düşündüğümü söyleyeyim tam bir düzmece. |
| Je kan de telefoon opnemen, je hoort een kiestoon, maar die is nep. | Ahizeyi kaldırıyorsunuz, çevir sesini duyuyorsunuz, ama biraz uyduruk bir ses. |
Verwante zoekopdrachten: Nep -