Vertaling van "techniek" aan de Turkse taal:
Woordenboek Nederlands-Turks
Techniek - vertaling :
Voorbeelden (Externe bronnen, niet beoordeeld)
| Techniek | Mühendislik |
| Derde techniek categorisatie. | Üçüncü teknik kategorilere ayırma. |
| Techniek voor doehetzelvers. | Ev Mekanik Dergisi. |
| We gebruiken hun techniek. | Şirketin adi NimbleGen, Affymetrix'in çok ilerisinde bir şirket. Ve biz de onların tekniğini kullandık. |
| Deze techniek heet vernevelen . | Bu sislemenin bir resmi. |
| Let op de techniek. | Benim tekniği öğren. |
| Begrijp je de techniek? | Mekanizmayı anladın mı? |
| Welke soort techniek gebruik je? | Tekniğiniz ne olurdu? |
| We noemen deze techniek EFCI, | Biz bu teknolojiye EFCI diyoruz, |
| Dat was de aseptische techniek. | Bu da, aseptik teknikti. |
| Het is saai, veel techniek. | Can sıkıcı, teknik bir iş. |
| Verder draait het om techniek. | Bundan sonrası çorap söküğü. |
| Ik heb m'n eigen techniek. | Benim farklı bir tekniğim var. |
| Die willen we helpen. Kan deze techniek hier helpen? Kan deze techniek hier helpen? | Bakalım depresyonlu hastalara yardım etmek için bu tekniği kullanabilecek miyiz. |
| We noemen deze techniek gal stripping . | Bunun adına kız soyma tekniği edik. |
| Deze techniek is 130 jaar oud. | Bu 130 yıllık bir teknoloji. |
| De techniek werd seismische profilering genoemd. | Bu yönteme sismik profilleme deniyordu. |
| Ik heb een nieuwe techniek bedacht. | Bana mektubunda anlatmıştın. Bir şeyler keşfetmiş olabilirim... Daha önce hiç bilmediğim bir şey. |
| De techniek werd bekend als het geheugenpaleis. | Bu teknik hafıza sarayı olarak biliniyor. |
| Mijn vierde techniek bereid voor op complexiteit. | Dördüncü tekniğim Zorluğa hazırlamak. |
| Het was een ramp van de techniek. | O bir mühendislik faciasıydı. |
| Onze verantwoordelijkheid is de techniek te ontwikkelen. | Bizim sorumluluğumuz bunun için teknoloji geliştirmek. |
| Er komt veel techniek bij te pas. | Ve büyük miktarda teknik gerektirir. |
| En we hebben een probleemoplossende techniek die werkt. | Ve işleyen bir sorun çözme tekniğimiz var. |
| Met deze techniek kun je het opeens zien. | Ve bu teknolojiyle bir anda görmeye başlarsınız. |
| I had nooit beeldhouwkunst, techniek of architectuur gestudeerd. | Hiç heykelcilik, mühendislik veya mimarlık okumadım. |
| Deze techniek zou dus naar iedereen moeten kijken. | Öyleyse, bu aynı teknik muhtemelen hepsine bakabilmeli. |
| Het belang is dat deze techniek is gedemocratiseerd. | Önemi tekniğin demokratikleştirilmiş olmasıdır. |
| En wat was die superkrachtige techniek dan wel? | Bu arada ellerindeki bu süper güçlü tekniğin ne olduğunu da size söyleyeyim. |
| We gebruikten deze techniek opnieuw tijdens de Treasureredding. | Ve 'Treasure' kurtarma operasyonu sırasında da yine bu tekniği kullandık. |
| Het heeft veel implicaties vooral in de Techniek | İmajiner sayıların bir çok kullanım alanı var. Mesela özellikle mühendislikte. |
| Deze techniek is al zo'n 2.500 jaar bekend. | Yaklaşık 2500 yıldır bilinen bir şey aslında |
| Deze techniek kan iemand voor even laten herleven. | Bu yöntem, bazı durumlarda, kısıtlı bir süreliğine yeniden hayata döndürebilir. |
| Naast een hart heb je ook techniek nodig. | Yürek gerektiği kadar, beceri de gerekir. Söyle bakalım. |
| Dus stapte ik over van kunst naar techniek. | O yüzden sanattan mühendisliğe geçtim. |
Verwante zoekopdrachten: Techniek -