Vertaling van "verloop" aan de Turkse taal:


  Woordenboek Nederlands-Turks

Verloop - vertaling :

  Voorbeelden (Externe bronnen, niet beoordeeld)

Verloop tijd
Zaman aşımı saati
Maximaal verloop
Azami yenileme sayısı
Na verloop van tijd worden
Hayvanlarda yapılan çalışmalar, noradrenerjik ve
Na verloop van..., we zullen zien.
Sonrasına...
Dit is een grafiek van het verloop.
Bu nasıl göründüğünün bir tablosu.
Na verloop van tijd kwam het zaad op.
Gece olur, uyur gündüz olur, kalkar. Kendisi nasıl olduğunu bilmez ama, tohum filizlenir, gelişir.
Bij deze map zijn geen verloop opties ingesteld
Bu dizin için herhangi bir süre dolumu seçeneği ayarlanmamış
In het verloop van de volgende examen periode.
Bir daha ki sınav periyodunda
Volledige informatie, het gehele verloop van hun ziekte.
Eksiksiz bilgi, hastalıklarının bütün detayları.
En na verloop van tijd vervelen ze mij.
Ve sonra zaman geçtikçe bu işlerden de sıkıldım
Zij logen over het verloop van de oorlog.
Kongre'ye ve Amerikan halkına yalan söylediğini ifade ediyordu
Het verloop van wat ze doormaakt, is bekend.
Yaşadığı şey, iyi bilinen bir durum.
We hebben een kleine video die het verloop beschrijft.
Bunu anlatan kısa bir videomuz var.
We bezien van een afstand het verloop van de evolutie.
Çünkü biz eğer uzaktan bakacak olursak evrimimizin çizgisini görürüz.
Water verslijt gesteente, maar creëert het ook... na verloop van tijd.
Kayaları yok eder ama aynı şekilde, zaman içinde yaratır da.
Je hebt vast weer commentaar op het verloop van de zaak.
Sanırım dava hakkında uzman bir yorumun olacak, değil mi?
Zo buigen we het verloop van de geschiedenis richting nulpunt. Zo buigen we het verloop van de geschiedenis richting nulpunt. Gewoon door bewezen dingen te doen.
Bununla tarihin eğrisini sıfıra doğru bükebiliriz, sadece işe yaradığını bildiğimiz şeyleri yaparak.
We hebben discrete gegevens geen verloop in functie van de tijd ervan.
Farklı veri parçacıkları var bunlar üstünde de zamanın fonksiyonu yok.
Dus, na verloop van tijd is de ruimte en tijd gekrompen tot dit.
Ve zamanla, zaman ve uzay bunun sayesinde birleştiler.
Na verloop van tijd ontstond zo iedereen van de miljarden levensvormen op aarde.
Zamanla bu, dünya üzerindeki yaşamın milyarlarca türünün her birini üretti.
Daar waren we niet op voorbereid en zij bepaalden het verloop van de hulpverlening.
Bu duruma karşı hazırlıksızdık ve yardım uğraşını onlar şekillendiriyordu.
De volgende voor de hand liggende vraag is hoe verloop de ontwikkeling van herstel?
Elbette ki soracağınız bir sonraki sorunun iyileşme süreci nedir? olması gerekir.
Tenzij je het blijft verwarmen, koelt elk warm lichaam na verloop van tijd af.
Eğer sürekli olarak ısıtmıyorsanız, her sıcak cisim zaman içinde soğur.
Een werkelijkheid die 't na verloop van tijd... zal winnen van nood en ontbering.
Bu büyük gerçeklik en sonunda her türlü zorluk ve mahrumiyet olmasına rağmen zafer kazandı.
Met 7 primitieve, robuust uitziende runderrassen, zoals deze Maremmana primitivo hierboven, herbouwen ze na verloop van tijd de oeros door selectief terugfokken. herbouwen ze na verloop van tijd de oeros door selectief terugfokken.
Yapmaya çalıştıkları şey, yukarıdaki Maremmana primitivo gibi ilkel, sert görünümlü yedi cins üzerinde çalışarak zamanla, seçici geriye doğru çiftleştirmeyle yaban öküzlerini yeniden dünyaya getirmek.
Na verloop van tijd stierf Elimélech en Naomi bleef alleen achter met haar twee zonen.
Naomi, kocası Elimelek ölünce iki oğluyla yalnız kaldı.
Na verloop van tijd konden ze niet meer zelfstandig functioneren, alleen nog voor het geheel.
Zamanla, kendi başlarına hareket edememeye başladılar, ve tüm davranışlarını parçası oldukları bütüne göre şekillendirdiler.
Er zijn 3 stadie voor een goede revolutie. En deze zijn afhankelijk van het verloop.
Bir ihtilalin 3 safhası vardır ve bunlar ardışık olarak birbirini izler.
Ze kunnen productiever worden zodat ze na verloop van tijd hun eigen verzekering kunnen betalen.
Bu onların daha üretken olmasını sağlıyor böylece zamanla yardım almadan kendi sigortalarını sağlayabiliyorlar.
Er wordt een onderzoek ingesteld naar het verloop van de race. De filmbeelden worden bestudeerd.
Yetkililer yedinci yarıştaki bir olayı inceliyorlar... kaydedilen görüntüleri izleyecekler.
Na verloop van tijd, zal de totale hoeveelheid geld die de banken nodig hebben weinig veranderen.
Zaman içinde banka tarafından gerekli paranın toplam miktarı pek değişmez.
Deze grafiek stelt het verloop van de investering in Afrika voor in de laatste 30 jaar.
Bu gördüğünüz son 30 yıldır Afrika'da yapılan yatırımlar.
Ik zie magnesiumcitraat en zijn bijwerkingen over een verloop van tijd waarin ze van betekenis zijn.
Magnezyum sitrat görüyorum, ve yan etkilerini o zaman dilimine, anlamlı oldukları zamana, entegre edilmiş yan etkilerini.
Na verloop van tijd begon een nieuwe innerlijke kracht het onderhoud van deze structuren te beïnvloeden.
Zamanla, içerden gelen yeni bir güç bu yapıları etkilemeye başladı.
We zullen zien dat MacArthur echt over de schreef gaat in het verloop van deze oorlog.
Ve Pussan Çevresi'nde biraz

 

Verwante zoekopdrachten: Verloop -